29 Ocak 2010 Cuma

Up


Film korsanlığında yeni olan kardeşim üç koca gündür Up isimli filmi indirmeye çalışıyor. Birkaç kez yanlışlıkla indirmeyi kestiğimi itiraf etmeliyim. Filmin fragmanını görmüş ve görüp de gidemediklerimin arasına eklemiştim. Nihayet izledim hem de kardeşimle. Kahvaltıda kardeşimle atışmıştık ama film sırasında tüm buzları erittik. Son zamanlarda aklımda kalan en sıcak filmlerden biriydi diyebilirim. Umarım en kısa zamanda tekrar tekrar izlersiniz...

25 Ocak 2010 Pazartesi

Eyvallah Abicim

Sonunda kafamda derleyip topladıklarımı yazmaya başladım. Hemen buraya bir bölümünü aktarayım dedim. Malum kitap içerikli sitelerde öyle yapıyorlar. Ayrıca Feyza sağolsun, bir sonuca vararak senden ancak şu olur türünden bir açıklama yaptı. Sağol Feyzacım da seçenekleri genişletsen diyorum. Neyse efendim benden bir alıntı ile son verelim bu girdiye:


'' Bir eliyle rakıyı sıkıca tutmuş, diğer elini de ceketinin cebine sokuşturmuş ısınmaya çalışır bir hal almıştı. Benim de baktığımı farkedince gür ve sigaradan sararmış beyaz bıyıkları kıpırdadı ve samimi bir ' Afiyet olsun evlad ' deyiverdi. Bu sıcak karşılamayı yılların meyhane insanlarına taş çıkartırcasına büyük bir ustalıkla iade ettim. ' Eyvallah Abicim '... ''

23 Ocak 2010 Cumartesi

Sorula beni


Formspring me denilen yeni bir site var imiş. Belki de ben yeni gördüm. Oradan geri kalır mıyım hemen üye oluverdim. Gelsin sorular, gitsin cevaplar.


http://www.formspring.me/astronotfehmi

19 Ocak 2010 Salı


İkibinon evlenme yılıdır. Evet ilan ediyorum... Evlenenler, üreyenler çok olacak. Dünyanın sonu da bu sene gerçekleşen birlikteliklerden gelecek. Ama ben rahatlayacağım gibime geliyor hey had! Hayaletlerden kurtulacağım gibi geliyor a dostlar... Kurtulacağım ve 'yazıklar olsun' ile başlayan bir dolu cümle kuracağım.

17 Ocak 2010 Pazar

İlişme!


Yolu buraya şöyle ya da böyle düşmüş olan blog okuyucusu! Yazamıyorum. Az önce bir dolu cümleleri sildim. Aslında güzel de başlamıştım...Biz küçük bir köyde yaşarken diye yazıya pastoral bir hava bile verecekken hepsini sildim. İletişimden ve sürekli iletişim halinde kalmaktan, bihaber olamamaktan dem vuracaktım. Yapamadım. Bir yanım teşhirci ve aleni olmaya meyilli, diğer yanım köyün küçük olduğu vakitleri özlüyor. Size telefon bağlandı deyip postahaneye koşturmak, bizi de merak eden varmış demeyi istiyor. Anlatamadım bunları...Nedeni ise bu olmaz olasıca internet. İnsanları hayatınızdan çıkartıp atsanız nolacak, burası var ya hepsini bir şekilde görüyorsunuz. Biraz zorlasanız dün akşam iyi sıhatte olsunların ne yediğini bile öğreneceksiniz. Artık herkes iyi sıhhatte olsunlar, daha az iletişsinler, ilişsinler...

Paçalarıma sarılan...

Benim yaşlarımda olanlar evleniyor bu ülkede. Hatta evlenip çoluk çocuğa dahi karışıyor. Karışıyor da '' göster Ergin amcana '' demeye bile yelteniyorlar. Yeltensinler haklarıdır. Neyse efendim mevzu şudur: ilk kez yakın bir arkadaşımın çocuğu oldu. Geç de olsa kalktık gittik. Her bebek sevimlidir ya bu daha da sevimli geldi bana. Olur da ömrümüz yeterse Ergin amca diye paçalarıma sarılmasını izleyeceğim. Nasıl oluyor dedim, ağladın mı? Ağlamamış ama garipmiş. Ben bunları sorarken gözüme toz kaçtı deyip oracıkta ağlasam napıyorum ben yahu demezdim. Yaşlanıyorum sanırım. Ya da yaş alan ruhum oturmak, kök salmak istiyor. Canım paçalarıma sarılan bir çocuk istiyor, fena halde...Paçalarıma sarılan ve baba diyen...Hayırdır inşallah.

11 Ocak 2010 Pazartesi

Gerçek Siviller

Hadi biraz gariban edebiyatı yapalım. Tepkisiz toplumun en güzel yaptığı şeylerden biridir bu. Yüzyıllardır ağlanıyoruz. Kahve köşelerinde hükümetler kurup, bozduğumuzu cümle alem biliyor. Şu sıralar moda olduğu üzere Genç Siviller'e sataşmak istiyorum. Hakikatten onlarında çekecek ne çok dertleri varmış arkadaş. Cuntalara, darbelere, postal meraklılarına karşı durmak ne kadarda sevilmezmiş bu memlekette. Vatandaşın işi gücü yok tabii. Saldırıyor genç beyinlere ve de sivillere. Her neyse gariban edebiyatından uzaklaşmadan sadede gelelim. Köprüye zam, otoyola zam, sigaraya zam, zam babam zam... Enflasyon hala yüzde 6'larda geziniyor. Anlaşılan bizim hökümet enflasyonu hesaplarken Norveç'i baz alıyor. E tabii her hökümetin yoğur yiğidi başka oluyor. Beni merak denizinde boğacak kadar sıkıntı veren bir düşünce hasıl oldu şu sıralar... Fikri haklara, demokratik bünyelere müdahelenin affının olmayacağını(ki olmamalı da) düşünen Genç Siviller, Gerçek Siviller'in ceplerine yapılan tecavüz hakkında acaba ne düşünüyor. Yoksa onlar bizim bilmediğimiz bir şekilde mi yaşıyorlar da en büyük derdimizin demokrasi katli olduğunu savunuyorlar? Onun bunun uşağı olmadıklarını göstermek istiyorlarsa Gerçek Siviller'in ne çektiklerini haykırsınlar. Kısacası azıcık gariban edebiyatı yapsınlar. Pulları dökülmez ya...