![]()
Twitter'dayım. Neden olmayayım ayrıca. Herkes varken benim olmamam eksiklik olurdu...
Twitter hesabım buyrunuz...
not: Facebook sizlere ömür. Acaip rahatladım. Tasviri mümkün olmayan bir ferahlık bu...
12 Temmuz 2009 Pazar
Twit twit
Gönderen astronotfehmi zaman: 00:38 0 Karalama
Etiketler: twitter
09 Temmuz 2009 Perşembe
Bizim Cami
Bizim küçük camimizin küçükte bir minaresi vardı. Daha o vakitler kubbeler miğfer, minareler ise süngü değildi. Köyümüz şu anda olduğundan daha büyük ama camisi hep aynı büyüklükteydi. Sonra biz büyüdük ya hani; bizimle beraber herşey büyüdü. Köyümüz ise küçüldü. Herkes, çoluk çocuk okutucam derdine düştü ve İstanbul'un yolunu tuttu. Cemaat aynı cemaat, cami aynı cami olarak kalmaya devam etti. Bu arada ben büyüdüm, babam büyüdü, hatta arabamız oldu; o bile büyüktü. Artık herşeyin büyüğünü, fazlasını seçer olmuştuk. Sanki onca yılın kıtlığından sonra büyük bir refah içerisindeydik. Biz büyüdük köy küçüldü dedim ya aslında pekte öyle olmadı. Önce belediye olduk. Sonra kaldırımlarımız oldu. Ardından her sokak başında birer çöp konteynerimiz... Hatta bunlar yetmezmiş gibi top oynadığımız yerlere büyük büyük hafta sonu evleri yapıldı. E sizin cami noldu dediniz değil mi? Bizim cami de bu hengameden nasibini aldı ve o yeterince büyük cami kısmının yanındaki o güzel minaresi yıkıldı. Yerine mekanik ve aynı marangozun elinden çıktığı belli olan kazulet bir minare yapıldı. Süngü heveslisi, minare sevdalısı bir çok yurt evladının yaptığı gibi. Yıkılan küçük minaremizle beraber, Babamın anlattığı büyük hikayelerde yıkıldı. Yazları Kuran kurslarına gidip, komşuların kazlarını minareden aşağıya atma hikayeleri gibi onlarcası bizim caminin büyük minaresi altında kaldı. Keşke herşey bu kadar büyük olmasaydı da biz altında kalmasaydık...
Gönderen astronotfehmi zaman: 00:19 1 Karalama
04 Temmuz 2009 Cumartesi
Angara
Ankara ile ilgili o kadar çok şey anlatabilirdim ki ne yazıkki artık hepsini unuttum. Son gittiğimdede oldukça yabancı gelmişti. Eskiden olsa türlü pastanesini, lokantasını, sinemasını bilir birde ahkam keserdim. Şimdi 'ha Ankara di mi' demekle yetiniyorum. Bir şeyler bıraktık elbette ama ne bıraktım onu bile hatırlamıyorum ya da hatırlamak istemiyorum. Yarı ömrüm orada geçti demiştim, ömrümün yarısı orada gitti bile demiş dert edinmiştim...Şimdi bir başkentten öte ama bir başkentten daha yakın değil...
Gönderen astronotfehmi zaman: 00:45 0 Karalama
Etiketler: Ankara
21 Haziran 2009 Pazar
Zaten rahatsızdım

Evet uzandığım kumsal bana batmaktaydı. Pozisyon fakirliği yaşıyorduk. Bizim ki resmen bayır aşağı yuvarlanmaktı. Bunlar yetmezmiş gibi ondan önceki günlerden gelen ve daima bulunan bir huysuzluğu bünyemde barındırıyordum. Velet geldi ve kendi inandığı şeyleri bana sıralamaya başladı. Az salak olsam bende inanacaktım. 'Özgüvenin yok abi senin' dedi. Hoşt... Öz benim güven de seni öpsün diyemedim. Zaten rahatsızdım birde özgüvenimin varlığıyla uğraşamazdım...
Gönderen astronotfehmi zaman: 01:01 0 Karalama
12 Haziran 2009 Cuma
Uzaktan uzaktan
Uzaklardan müzik sesi geliyor. Mahalledekiler düğün yapıyor. Yanına gitsek bu kadar zevk vermez. Bir arkadaşım 'sizin orada çingeneler var mı ?' diye sordu. E burası Trakya... Çingenesiz eksik olmaz mı?
Gönderen astronotfehmi zaman: 23:13 0 Karalama
11 Haziran 2009 Perşembe
Sıcaklardandır
Hayır bilakis insanlardan... Rahmetli dedem sıcaktan zarar gelmez derdi. Doğrudur. Dünya halinden ne zarar gelmiş ki insana. Tamam tamam depremi, tufanı vs. var ama insandır zararlı olan. Kısacası türlü buhranlı hallerinizi Allah'ın sıcağına bağlamayın. Ya etrafınız ya da kendinizdir yakan. Bu durumda yapılacak şeyler sırasıyla şöyledir:
1. Sağ tık
2. Block
3. Delete
4. Oh be
5. Oh be diyen rahatlar
Yukarıda sırasıyla önerdiğim ve hatta salık verdiğim zımbırtı, modellere göre değişiklik göstersede huzur için arada sırada yapılmalıdır. Sağın solun tozunu alırken arada kendinizide buna dahil edin. Çok biriktiğini göreceksiniz.
Gönderen astronotfehmi zaman: 18:41 1 Karalama
03 Haziran 2009 Çarşamba
Yeni bişi...
Yine aklıma bişi! geldi... Mütemadiyen geliyorlar bu aralar. Şu an için yapabileceklerimin arasında yeni bir blog açmak var. Uzunca süredir aklımda olan ve herkes tarafından bilinen bir roman kahramanının benim kafamdaki konuşmaları var. Aslında bir yerlere bunları biriktiriyordum ama konuşmalara cevap veren birisi olsun istedim hep... Benim kadar iyi saçmalayan o kişiyi bulduğum anda açıyorum yeni bloğu. Şimdiden hayırlı olsun bana...Ya sana... Sana yok...
Not: Mesude ben kaba biri değilim...ve burada dil çıkarıyorum...
Gönderen astronotfehmi zaman: 01:51 3 Karalama
